Ama sayenizde daha fazla tanımış oldum... Bir aralar ben de o civarda çalıştığım ve ara ara çeşitli vesilelerle Karaköy Dolmabahçe hattında yürüdüğüm için nispeten daha çok bildiğim bir bölge. Camileri, İstanbul Modern'i gezdim ama okurken Tophane-i Amire'nin içine hiç girmediğimi farkettim. Dışardan görüp geçtim hep... Cervantes'le ilgili ayrıntı da çok ilginç, belki de gerçekten cami inşaatında çalışmıştır...
Fotoğraflarınızla süslediğiniz güzel yazınız için teşekkürler... İstanbul'da fiskosa bol bol devam edin bence:)
Ben kısıtlı zamanda biraz hızlıca gezmiştim ama yine de keyifli bir şehir gezisi olmuştu. Benim en çok dikkatimi çeken şehrin düzenli yapısı olmuştu. Üstü açık otobüslerle yapılan turlar zaman kazanmak açısından iyi oluyor, istediğiniz yerde inip gezdikten sonra bir sonrakine binebiliyorsunuz. Otobüsteyken de geçtiğiniz yerler hakkında bilgi veriyorlar. Zaman sıklığı iyiydi diye aklımda kalmış...
Fırsatınız olursa Camp Nou/Nou Camp'ta bir Barselona maçı izleyin, o da keyifli oluyor:)
İlgiyle okuduğum bir yazı oldu, daha önce kimsenin izlenimlerini aktarmadığı Irak'la ilgili izlenimlerinizi paylaştığınız için teşekkürler... Fotoğraf çekilememesi bizim açımızdan iyi olmamış ama ne yapalım:)
Biraz geç de olsa aramıza hoşgeldiniz diyeyim bu arada...
3 ülkeyi güzel bir geziyle birleştirmişsiniz, son derece verimli olmuş bence. Suriye'den Lübnan'a girmeyi beceremediğim için Lübnan, Ürdün'de olduğum kısa süre içerisinde gidemediğim için de Wadi Rum ve Akabe aklımda olan yerler, bir ara yeni bir sefer düzenlemeye ihtiyacım var. Tabi bunları sonbahar ya da ilkbaharda yapmak lazım dediğin gibi, yanmanın alemi yok...
Hama'dan yarım günlük bir turla gidilen bir antik kent vardı, ismini hatırlayamadım şimdi. Etrafı yeşillik, uzun yolunda sütunların arasında yürümesi zevkli bir yerdi ama Palmyra daha güzeldi, içiniz rahat olsun:)
Güzel bir konu olmuş, elinize sağlık. Dolmabahçe'deki tamam ama Tophane ve Yıldız Sarayı girişindekini gördüm mü hatırlayamadım. Görmüşüm gibi geliyor ama tam da hatırlamadığıma göre bakar kör olarak geçmiş olabilirim...
Dolmabahçe'deki saat kulesinin yanında boğaza karşı çay içmek pek güzeldir. Epey oldu yapmayalı, o aklıma geldi şimdi:)
Bence de yolda olmak güzeldir:) Çeşitlilik tapınaklardan çok rahat anlaşılabiliyor. Orada burada gördüğüm ne kadar farklı tapınak tipi varsa hepsi vardı sanırım fotoğraflarda:) Eline sağlık...